12 September 2007

Başladık....Yves Rocher....


Vanilya kokusu ile bezenmiş bir yazıya hazırsanız eğer sıkı durun. Her ne kadar, yazacaklarım pek iç açıcı olmayacak olsa da yazacağım.

Bu arada kadim dost İrfan'la ilgili yazımı hala yazamamın sebebi fotoğraflaro pc'ye atamamış olmamdır. Yoksa unutmuş değilim. İlk fırsatta bir uygulama yapacağım.

Bugün resmi olarak ünitelerimize ayrılıp çalışmaya başladık. Ben hala TU 5'da Müştak Bey'le çalışıyorum. Sabah sabah alabileceğim en güzel haber buydu. Bir de Sevda'nın gitmemiş olmasıydı : )) Çok çok güzel bir seneye başladık. Hadi bakalım hayırlısı!

Yarın MA kaydımı yaptırmaya gidiyorum. Seda ile buluşacağız saat 11:30'da ve kayıt yaptırmaya gideceğiz. Artık dönüş yok. Nerden açıyorum sürekli böyle şeyleri başıma ben de bilmiyorum ama : ))) Güzel olacak, her şey!
Bu arada, bu vanilya mevzusu da nereden çıktı diye kendi kendinize söylenip duruyorsanız, hemen açıklamamı yapıyorum. Geçen hafta Perşembe günüydü sanırım tescilli Yves Rocher'ci oldum. Sebebi de vanilyadır. Ben vanilya kokusunu sevdigimi bile bilmezdim açıkcası. Ne zamanki Yves Rocher duş jelimi aldım, bayıldım, bittim vanilya kokusuna : )) Önceden Body Shop kullanırdım. White Musk hayranıydım ama son zamanlarda Body Shop çok bozdu. Beğenmez oldum White Musk'ın kokusunu. Kalıcılığını kaybetti. Sonra bir gün bu Yves Rocher nasıl bir mağazadır diye bir girdim, artık sürekli giriyorum. Bundan sonra kozmetikle ilgili bütün ürünlerimi burdan alacağım sanırım.

Geçen hafta Perşembe sınavdan sonra göz doktoruna gittim. Oradan çıkıp Esra ve Sevda ile birlikte Ankamall'a gittik. Üye de oldum Yves Rocher'a. Bütün vanilya serisini de tamamladım.

Şimdi bundan sonraki uygulama şöyle oluyor kısaca açıklayayım. Ben de zaten Yves Rocher'in duş jeli bulunmaktaydı. İnsanın resmen günde beş defa vs. duş alası geliyor bu duş jeli ile. Üstelik mesela Marks and Spencer'ın duş jelleri ben de egzamaya sebep oluyor ama yaklaşık 2 aydır bunu kullanıyorum herhalde, henüz hiçbir şey yapmadı, demek ki cildimle dost aynı zamanda. Ama mis gibi kokuyor resmen.

Duş jelimizle zevkten dört köşe duş aldıktan sonra çıkınca vücut losyonu sürüyoruz cildimize. Mis gibi vanilya kokusuna devam demek yani.
Daha sonra da vanilyalı eau de toillette sıktınız mı gece yattığınızda bile burnunuza buram buram vanilya kokuyor : ))

Bir de lipstick var elbette bütün gün elimden düşmeyen!

Yoksa siz hala Yves Rocher mağazasına uğramadınız mı?
Image hosting codes

06 September 2007

Çok yaşa sen Seda!


Ben yıllardır şu yandaki yankee mumlarını kullanırım. Gider alırım Tepe Home'dan sonra evin çeşitli köşelerine koyarım. Vitrin içlerine, dolap içlerine, kütüphaneye vs.

Hatta babam sigarayı bıraktığında odası güzel koksun diye ona da hediye etmiştim bir mumluğun içinde..

Meğersem ben bunlar koksun diye yıllardır boşu boşuna bekliyormuşum : (((

Geçen gün işyerinde, çalışmaya ara vermiştik, dışarıya çıkıp bir sigara içelim dedik. Seda, ben ve Canan dışarıda sigaralarımızı tüttürüp, sohbet ederken, birden bu sigara kokusunun çalışma odalarına sinmesi ile ilgili bir sohbet tarafımdan açıldı.

Son bir yıldır sürekli PC başında çalışıyorum ve çalışma odası sürekli sigara kokuyor. O kadar cam açıyorum vs, havalandırıyorum ama bana mısın demiyor. Sabah odaya girer girmez leş gibi bir koku.

Neler neler denemedim, bugüne kadar ama ne çare! Hiçbirşey bu kokuyu geçiremedi. Taaa düne kadar!

Geçen gün Seda'ya bundan bahsettiğimde bana
-Sana bir şey önereceğim, bak bunu kullan çok memnun kalacaksın, dedi.

Ben de dikkatle dinledim.

Şimdi durum şöyle imiş. Benim bu kendi kendine kokmasını beklediğim mumlar aslında o şekilde kokmuyorlarmış...Seda anlattı, ben de hemen o gün gidip ekipmanı alıp uyguladım ve iki gündür misler gibi kokuyor çalışma odam : ))

Tepe Home'a gidilir. Yankee'nin eriyen mis kokulu mumlarından alınır. Mesela şu anda bende fresh cut roses var : )) Burner alınır bir tane. Burner'ın üstüne yankee eriyen mum konur. Burner'ın aşağısındaki fırınvari bölmeye de bir adet tealight mum konur ve yakılır. Tealight yandıkça üstteki mum yani yankee erir ve odanızı, salonunuzu ya da banyonuzu belki, ne bileyim, misler gibi kokutur : ))

Yaşasın..Seda hay aklınla bin yaşa!!!
Image hosting codes

Yuppie!

Canim annem ve babam barıştılar nihayet : )))

Dularım kabul oldu...Sizler de ettiyseniz çok sevindim ve teşekkür ederim : ))

Annemi de, babamı da çok seviyorum..Her ikisine de teşekkür ediyorum bu mânâsız küslüğe son verdikleri için.

Uzun uzun yazamayacağım, vaktim yok. Belki yarın akşam. Dün akşam 5 seneden beri görmediğimiz kadim dost İrfan the Gloria bizdeydi : )) Anlatacağım ayrıntıları daha uzun bir zamanda.

Bugün Spinning'de Meliha Hoca vardı. Herhalde aylar sonra spinning yaptık Meliha'yla. Keyifliydi.

Ay bir de Seda'dan bugün Yankee vs. mumu ile ilgili gerçekleri öğrendim. Onu da anlatacağım uygun bir zamanda ki ne kadar şaşkoloz olduğum tarihe geçsin : ))

Herkese sevgiler. Yarın göz doktoruna gidiyorum. Umarım bir problem yoktur gözlerimde..

Güzel Perşembe'ler diliyorum.
Image hosting codes

01 September 2007

Spor Güncesi 7 / Spinning

Sabah uyanır uyanmaz fişek gibi kalktık ve spora gitmeye karar verdik. Sports'u aradık. 15:00 seansı iptal edilmiş spinningin. Çiğdem Hoca ile konuştuk da, katılım sayısı Ağustos'ta çok düşmüş o nedenle seans sayılarını düşürmüşler : ((

Sanırım kışa doğru artar yine katılım. Herhalde yaz sıcağında kimsenin bünyesi kaldıramadı spinning aktivitesini.

İlk seans Bilal Hoca'nındı. İkinci seans Serhat Hoca'nın.. Bilal Hoca'yı tercih ettim, çünkü belki 2 ay oldu Bilal Hoca'yla spinning yapmayalı : ))

Landing in London'ı bulmama sebep kendileridir bu arada : ))

Spinning çok zevkliydi. Ben dayanamam herhalde diyordum ama öyle olmadı. Gayet de güzel cebelleştim spinning ile : ))

Birara bisikletim bozuldu. Bisiklet değiştirmek zorunda kaldım ama neyse..

Güzel bir seanstı. Gerçi Bilal Hoca'dan çok daha güzel seanslar görmediğimi söyleyemem.

Pazartesi 18:30'da başka bir spinning...Bakalım bu sefer kim ve nasıl bir seans?

Yalnız korkunç bir başağrım var bugün.

Ne oluyor bana anlamadım : ((
Image hosting codes

31 August 2007

Spor...

Hastalandım ya şimdi ben...

Kendi kendime senaryo yazıyorum..

Spora ara verdim..Bağışıklık sistemim çöktü diye...

Yarın derhal spora başlanıyor! Hemen! Kalkar kalkmaz!!! Eşyalar hazır zaten arabada!

Ay acaba yarın spinning hocası kim???

Bekle beni spinning geliyorum...15:00 seansına oradayım : ))))))

belki de 13:15 bilemiyorum..

Sabah karar vereceğimdir...
Image hosting codes

The Illusionist


Dün sabah saat 09:00'da lanet olasıca ilacımı içmek için uyanmak zorunda kaldım.

Ben ilaç içmekten her zaman nefret ettim. 3 defa ölüm tehlikesi atlattım içtiğim ilaçlara verdiğim allerjik reaksiyondan dolayı. Benim ilaç içmem için, yani bu durumu kabullenmem için, ciddi ciddi hasta olmam gerekiyor ki son 1 haftadır malesef bu durumdayım.

Önce dişim ağrımaya başladı. Geçer dedim, geçmedi. Gittikçe daha da şiddetlendi. Orhan Hatay'da ona gidemedim. Orhan'ın gelmesini bekleyeceğim diye tutturdum. E napayım? O da böyle iyi bir dişhekimi olmasaydı ama : ))

Fakat Salı günü müydü??? Yoksa Çarşamba mıydı??? Hatırlamıyorum bak. Galiba Salı günüydü. Kafam dalgın. Artık ilaçlar mı beni çarptı, ödevden mi vurgun yedim, ben de bilmiyorum. Film koptu bende bu son hafta bir şekilde : (((

Dayanamayarak Orhan'ın diş kliniğinin yolunu tuttum. Yalçın Bey diye biri vardı. Daha önce de görmüştüm ama...Neyse, tedirgin bir şekilde oturdum koltuğa. Dişime baktı, etti vs. Hiçbir şey bulamadı ağrıması için. Yani hiçbir neden yok dedi. KBB'ye yönlendirdi.

Sonuç şu: Feci bir şekilde üşütmüşüm. Ha ödev yüzünden kafayı üşütmüştüm zaten, bir de üstüne fiziksel olarak da üşüttüğümü öğrenmek tuz-biber ekti ve duocid başladık tabi : ((( Zaten kullanabildiğim tek antibiyotiktir kendileri. Pek sevmeyiz birbirimizi : ((

Neyse. Hala daha tam atlatabilmis degilim. Konuya nereden, nasıl girdim onu bile hatırlamıyorum şu an.

The Illusionis ile benim bu anlattıklarım arasındaki bağ nerede?

Bağlayalım o zaman : ))

Şimdi dün 30 Ağustos'tu ve resmi tatildi. Normalde benim tatilde dinlenmem ve kendime gelmem gerekiyordu. Ama ödevi kafama fazlaca taktığım için sabah uyandıktan ve ilaçlarımı aldıktan sonra şöyle biraz ortada dolanıp saat 12:00'de, öğlen başına oturdum. Ve, gece saat 01:05 sularında kalktım yerimden.

Sadece saat 18:30 civarlarında The Illusionist'i seyrettim.

Muhteşem bir film.. Beni kendime getirdi onca saat ve onca yorgunluğun üstüne...

Önce "amaaaaaan sihirbaz filmi mi? saçma" deyip geçmeyi düşündüm.

İyi ki düşünce eyleme dönüşmedi.

Herkese tavsiye ederim
Image hosting codes

30 August 2007

30 Ağustos Zafer Bayramı


Bugün 300. yazımı yazıyorum bu sayfalara. Yani aslında 3 kere dalya demişim, buradan bu anlaşılıyor.

Ve bugün muhteşem bir gün! Her açıdan muhteşem! Beni yüreklendirmesi bir yana, içimi sızlatması!

Bugün çok kuvvetli bir gün!

Ulu önderim ( çoğul ifade kullanamıyorum çünkü artık kimin önderi kimin değil, ben de anlayamıyorum) Atatürk seneler öncesinde bu ülkeye bir zafer getirdi. Birilerinin paspası olmaktan, mevcudiyetimizi kaybetmekten ve ülkemizi birilerine peşkeş çekmekten kurtardı!

Ve bugün Zafer Bayramı. Belki de evimizde en hüzünlü geçen zafer bayramlarından biri.

Bir şeyimiz mi eksik? Hayır.

Kocaman bayrağımız penceremizden aşağı dalgalanmakta. TV'de küçük bir kız çocuğu ezberden İstiklal Marşı'nı okuyor. Törenler devam ediyor. Gösteriler yapılacak. Benim içimde vatan sevgisi var.

Ama bir şeyler eksik..

Bugün Zafer Bayramı.

Bugün Kurtuluş Destanı'nın yıldönümü.

Bugün mutlu ve kutlu bir gün olmalı.

Ben şimdi sevdiğim herkesin Kurtuluş Bayramı'nı kutlayacağım.

Tepe düşmana geri iade edilmiş olabilir, ama bu demek değildir ki bu tepe geri kazanılmayacak.

30 Ağustos Zafer Bayramı'nız kutlu olsun!
Image hosting codes

29 August 2007

Vanity Fair


Akşamüstü evde hasta hasta yatarken TV kanallarında dolaşırken biranda moviemax 1'de gördüm ama son 35 dakikası falandı.

Önce bir üzülme aldı beni, uzun zamandır izlemek istiyordum. ODTÜ'de MA yaparken en sevdiğim romanlardan biriydi Nursel Hoca'nın dersinde.

Sonra birden aklıma geldi ki, Moviemax 2'de başlamak üzere film. Herhalde hastalığım yüzünden böyle oluyo, aklım bi gidip bi geliyo : ))

Çok güzel filmdi. Hırsı, sosyal statü saçmalığını ve aşkı anlatan güzel bir film.

Çok beğendim. Rastlarsanız mutlaka izleyin.
Image hosting codes

Agustos Ayı- En Çok Dinlediğim Şarkılar


Black Velvet - Alannah Myles
Rehab - Amy Winehouse
The Funeral - Band of Horses
Banquet - Block Party
When I Get to Where I'm Going - Brad Paisley
Whatever- Butthole Surfers ( Romeo and Juliet Soundtrack)
Heaven let your light shine down- Collective Soul
This year's love - David Gray
Down with the sickness- Disturbed
Wild Boys - Duran Duran
You're Unbelievable -EMF
Alev Alev - Feridun Düzağaç
Knocking on Heaven's Door - Guns'n Roses
Working Class - John Lennon
Something About You - Level 42
Paper Thin Walls - Modest Mouse
Everybody's Gone To War - Nerina Pallot
Hella Good - No Doubt
It's the reason - Oleander
Paranoid Android - Radiohead
Have I told you lately that I love you - Rod Stewart
Real Gone - Sheryl Crow
Youth Gone Wild - Skid Row
Mevsim Sonbahar - Şebnem Ferah & Teoman
Move Along - The All American Rejects
Love is only a feeling - The Darkness
What a waster- The Libertines
You don't know what love is - The White Stripes
Closing Time - Tom Waits
One Love - Mary J. Blige & U2
Döneceksin diye söz ver - Yüksek Sadakat
Slow and Easy - Whitesnake
Santa Monica - Theory of a Dead Man
Pieces - Sum 41
Nothing Compares to You - Stereophonics
Save Me - Shinedown
Broken - Seether feat. Amy Lee
Meds - Placebo
Not Enough - Our Lady of Peace
This disaster- New Found Glory
I'm just a singer - Moody Blues
Bitch - Meredith Brooks
Bir Kadın Çizeceksin - Manga
Kalamış Parkı - Kargo & Şebnem Ferah
I'm Destroying the World - Guttermouth
Günün Birinde - Göksel
I don't wanna be - Gavin De Grav
What is it to burn - Finch
Santa Monica - Everclear
Hoşçakal - Düş Sokağı Sakinleri
Smoke on the water - Dolapdere Big Gang
Soldier of Fortune - Deep Purple
Short Skirt, Long Jacket - Cake
The One who loves you the most- Brett Dennen
Belki bir gün - Koray Candemir (Barda Soundtrack)
Billion Dollar Babies - Alice Cooper
Landing in London - Three Doors Down
Through the Iris - Wasteland
Let's get it started - Black Eyed Peas
Tainted Love - Blue Oyster Cult
There's no penguins in Alaska- Chiodos
Can't fight the moonlight - Leeann Rimes ( Coyote Ugly Soundtrack)
Ecstasy - Dolores O'Riordan
Need you tonight - INXS
Bungle in the Jungle - Jethro Tull
I'll be there for you - Jon Bon Jovi
Shoot the runner - Kasabian
Until it sleeps - Metallica
Chemicals - Notwist
Jeremy - Pearl Jam
Friends don't let friends dial dr - Plain White T's
The KKK took my baby away - Ramones
The enemy - Roadrunner United
How do you do - Roxette
Sevdam Ağlıyor - Sertab Erener
Sunday - Sia
Fairytale Gone Bad - Sunrise Avenue
Not Gonna Get Us - Tatu
A certain romance - The Arctic Monkeys
Do you realize - The Flaming Lips
Bedroom Talk - The Starting Line
Nightside of Eden - Therion
Öbür Gün - Üçnoktabir
Occhi - Zucchero
Apple Tree - Wolfmother
Jump - Van Halen
Alone - Sick Puppies
Hangover- Oar
Holiday - Green Day
Parting Gift - Fiona Apple
Song 2 - Blur
Captain Anarchy - Anti-flag
I will find you - Enya ( The Last of the Mohicans Soundtrack)
Keep away - Godsmack
To the end - My Chemical Romance
Lord of the Rings - Nigthwish
Let me entertain you - Robbie Williams
Forever fades away - Tiger Army
Misery Loves its company - The Redjumpsuit Apparatus
Babe - Styx
These Are Days - Natalie Merchant & 10000 Maniacs
The Mystics Dream - Loreena McKennit
Pens and Needles - Hawthorne Heights
Yok - Çilekeş
4 gün 4 gece - Aylin Aslım
See you in Hell - Aiden
Reckless Abandon - Blink 182
Skip to the end - Futureheads
Rapture - Iio
Wake up - Mad Season
Porcelain - Moby
Ready to go - Republica
So Peter, you've become a pirate - the Scene Aesthetic
Free Falling - Tom Petty


İşte Ağustos Ayı boyunca en çok dinlediğim şarkılar bunlardı. Eylül'de görüşmek üzere.

Müziksiz kalmayın sakın.

VE ROCK FOREVER!
Image hosting codes

27 August 2007

Tatil bitti!


Daha dün gibi aklımda...

Tatile girdik diye yazışım...

Ama bitti...

ühü ühü demek istiyorum resmen..

6 hafta nasıl geçti, hiçbir şey anlamadım ben bu tatilden.

Ama bu tatilin belki de en güzel anılarından biri yandaki fotoda işte.

23 Ağustos'da sabah saat 07:55'de dünyaya geldi.

Sarp Gülen..

Gülen'lerin veliahtı : )))

Veterinerlerimiz Gonca ve İbrahim Gülen'in uzun zamandır yolunu gözledikleri oğulları doğdu.

Artık büyümesini izleyeceğimiz bir de Sarp bebeğimiz var.

Hoşgeldin Sarp!

Güle güle büyü inşallah!

Allah seni nazardan korusun!
Image hosting codes

Bloody Mary

Geçen gece ödevden gına geldikten sonra, oku oku, düzelt, aklına yeni birşeyler gelsin gınalarından sonra aşağıya indim. TV'nin karşısına geçtim ve arandım öyle ne seyredebilirim ki diyerekten..

Korku filmi...Aha tam aradığım şey dedim veeeee Bloody Mary'i seyretmeye başladım..

"I believe in bloody Mary" filmin ana cümlesiydi.

Hikaye güzeldi de, sonuna kadar bunun mantıklı bir açıklaması çıkacak dedim ama çıkmadı. Acaba 2. film falan var da ona mı bıraktılar, bilemiyorum ki!

Seviyorum ben bu korku filmlerini canım : ))
Image hosting codes